hayal
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi خیال sözcüğünden devralındı o da Arapça خيال (χayāl, “1. rüyada görülen, 2. korkuluk”) sözcüğünden. Bu sözcük Arapça خال (χāla, “zannetti”) fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]hayal (belirtme hâli hayali, çoğulu hayaller)
- Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey; imge, hülya.
- Mustafa Kemal hayallerin değil hakikatlerin adamı idi. - F. R. Atay
- Belli belirsiz görülen şey; gölge
- (fizik) görüntü
- İnsanın aynadaki hayali.
- (ruh bilimi) imge
- (oyun) Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun.
- "Hayal yani Karagöz oynatan bir sanatkârmış." - Abdülhak Şinasi Hisar
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]hayale dalmak, hayale kapılmak, hayal etmek, hayal gibi, hayali kırılmak, hayalinden geçirmek, hayal kurmak, hayal olmak
Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]hayal âlemi, hayal dünyası, hayal gücü, hayalhane, hayal kırıklığı, hayal meyal, hayal oyunu, ham hayal, inkisarıhayal, sukutuhayal
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "hayal" maddesi