close
İçeriğe atla

hayal

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi خیال sözcüğünden devralındı o da Arapça خيال (χayāl, 1. rüyada görülen, 2. korkuluk) sözcüğünden. Bu sözcük Arapça خال (χāla, zannetti) fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır.

Söyleniş

[düzenle]

hayal (belirtme hâli hayali, çoğulu hayaller)

  1. Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey; imge, hülya.
    • Mustafa Kemal hayallerin değil hakikatlerin adamı idi. - F. R. Atay
  2. Belli belirsiz görülen şey; gölge
  3. (fizik) görüntü
    • İnsanın aynadaki hayali.
  4. (ruh bilimi) imge
  5. (oyun) Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun.
    • "Hayal yani Karagöz oynatan bir sanatkârmış." - Abdülhak Şinasi Hisar

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

hayale dalmak, hayale kapılmak, hayal etmek, hayal gibi, hayali kırılmak, hayalinden geçirmek, hayal kurmak, hayal olmak

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

hayal âlemi, hayal dünyası, hayal gücü, hayalhane, hayal kırıklığı, hayal meyal, hayal oyunu, ham hayal, inkisarıhayal, sukutuhayal

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]