close
İçeriğe atla

kaide

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi قاعده, o da Arapça قَاعِدَة (ḳāʿide).

kaide (belirtme hâli kaideyi, çoğulu kaideler)

Kaide (2)
  1. kural
    • Tavanında Prusya askeri üniforması giydirilmiş bir domuz maketinin asılı olduğu sergi mekânında estetik kaideler yerle bir edilmiş; özgün sanat eserleri, röprodüksiyonlar, posterler, fotoğraflar dönemin değerler sistemindeki hiyerarşik konumları hiçe sayılarak bir araya getirilmişti.
      — Erman Ata UNCU, 2025, “Avangardın Kerterizi Dada”, Sanat dünyamız, 206. sayı, sayfalar 83-84
  2. Bir şeyin yere dayanan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne; ayaklık, duraç, taban, tabanlık.
    Güneş'ten yanmamış tarafı fil dişi bir sütunun kaidesine benziyor. - H. E. Adıvar
  3. (argo, anatomi) kalça
  4. (hukuk) kanun maddesi


Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Fince

[düzenle]

[kai·de]

kaide

  1. (mimarlık) parmaklık, korkuluk, cağ
  2. (dokuma, mühendislik, halk ağzı) gücü