close
İçeriğe atla

demet

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Yunanca δεμάτιον (demátion, bağ, deste) sözcüğünden. Bu sözcük Eski Yunanca δέμα, δεματ- (déma, demat-, bağ, deste, bohça, çıkın) sözcüğünden +ion ekiyle evrilmiştir. Eski Yunanca sözcük Eski Yunanca δέω (déō, bağlamak) fiilinden +ma(t)° ekiyle türetilmiştir. Bu fiil Hintavrupa Anadili tanıksız veya yeniden kurulmuş *deh₁- (*dē-) biçiminden evrilmiştir.

Söyleniş

[düzenle]

demet (belirtme hâli demeti, çoğulu demetler)

Demet. (1)
İp demeti. (2)
Bitkideki demet, pembe okla gösterilmiş vaziyette. (3)
Bir kas demetinin çizimi. (3)
  1. Çiçek veya bitkilerin bir araya getirilip bağlanmış biçimi; bağ, bağlam.
    • "Çiçeklikten bir demet maydanoz yolup geldi, sofradaki barbunya pilakisinin üstüne doğradı." - İnci Aral
  2. Aynı şeyin bir küme oluşturacak tarzda bir araya gelmiş biçimi; deste.
    • "Öyle fukara çocuklara rastlıyorduk ki bize demet demet kır çiçekleri hediye ediyorlardı." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  3. (bitki anatomisi) Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
  4. (anatomi) Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu.
  5. (fizik) Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu.

Çekimleme

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

ışık demeti, elektron demeti, demet demet

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]