falso
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]falso (belirtme hâli falsoyu, çoğulu falsolar)
- Yanlış davranış.
- "Bu iyi adamın şu kadarcık cehaleti ve falsosunu hoş görmeli." - Aka Gündüz
- (müzik) Bir parça çalınır veya söylenirken yapılan nota yanlışlığı.
- "Ahenge falso, kalın erkek sesleri de karıştı." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- yanlışlık.
- "Piyes falsoları, yersiz mizansenleriyle devam ediyor." - Cahit Uçuk
- (spor) Topun rakip oyuncuları yanıltacak biçimde eğri gitmesi.
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "falso" maddesi