close
İçeriğe atla

falso

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

falso (belirtme hâli falsoyu, çoğulu falsolar)

  1. Yanlış davranış.
    • "Bu iyi adamın şu kadarcık cehaleti ve falsosunu hoş görmeli." - Aka Gündüz
  2. (müzik) Bir parça çalınır veya söylenirken yapılan nota yanlışlığı.
    • "Ahenge falso, kalın erkek sesleri de karıştı." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
  3. yanlışlık.
    • "Piyes falsoları, yersiz mizansenleriyle devam ediyor." - Cahit Uçuk
  4. (spor) Topun rakip oyuncuları yanıltacak biçimde eğri gitmesi.

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

falso almak, falso çıkmak, falso vermek, falso yapmak.

Kaynakça

[düzenle]