close
İçeriğe atla

çıkmaz

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /t͡ʃɯc.ˈmaz/
  • Heceleme: çık‧maz

çıkmaz (belirtme hâli çıkmazı, çoğulu çıkmazlar)

Çıkmaz yol (1)
  1. (yollar) Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol
    • Şehrin ilk yokuşu buradan başlar; Solgun Sögüt Çıkmazı.
      — Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 125, Kanat Yayınları
  2. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan hâl

Çekimleme

[düzenle]
kişi tekil çoğul
1. tekil (benim)
yalın çıkmazım çıkmazlarım
belirtme çıkmazımı çıkmazlarımı
yönelme çıkmazıma çıkmazlarıma
bulunma çıkmazımda çıkmazlarımda
ayrılma çıkmazımdan çıkmazlarımdan
tamlayan çıkmazımın çıkmazlarımın
2. tekil (senin)
yalın çıkmazın çıkmazların
belirtme çıkmazını çıkmazlarını
yönelme çıkmazına çıkmazlarına
bulunma çıkmazında çıkmazlarında
ayrılma çıkmazından çıkmazlarından
tamlayan çıkmazının çıkmazlarının
3. tekil (onun)
yalın çıkmazı çıkmazları
belirtme çıkmazını çıkmazlarını
yönelme çıkmazına çıkmazlarına
bulunma çıkmazında çıkmazlarında
ayrılma çıkmazından çıkmazlarından
tamlayan çıkmazının çıkmazlarının
1. çoğul (bizim)
yalın çıkmazımız çıkmazlarımız
belirtme çıkmazımızı çıkmazlarımızı
yönelme çıkmazımıza çıkmazlarımıza
bulunma çıkmazımızda çıkmazlarımızda
ayrılma çıkmazımızdan çıkmazlarımızdan
tamlayan çıkmazımızın çıkmazlarımızın
2. çoğul (sizin)
yalın çıkmazınız çıkmazlarınız
belirtme çıkmazınızı çıkmazlarınızı
yönelme çıkmazınıza çıkmazlarınıza
bulunma çıkmazınızda çıkmazlarınızda
ayrılma çıkmazınızdan çıkmazlarınızdan
tamlayan çıkmazınızın çıkmazlarınızın
3. çoğul (onların)
yalın çıkmazı çıkmazları
belirtme çıkmazını çıkmazlarını
yönelme çıkmazına çıkmazlarına
bulunma çıkmazında çıkmazlarında
ayrılma çıkmazından çıkmazlarından
tamlayan çıkmazının çıkmazlarının

Ön ad

[düzenle]

çıkmaz (karşılaştırma daha çıkmaz, üstünlük en çıkmaz)

  1. Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan
  2. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan

Eylem

[düzenle]

çıkmaz

  1. çıkmak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi geniş zaman basit üçüncü tekil şahıs olumsuz çekimi
    • Bazan kendimi bir müddet için unuttuğum, bir insanda kendime yakın taraflar bulduğum oluyordu. Fakat kafama, çıkmaz bir şekilde yerleşmiş olan o korkunç hüküm, derhal kendini gösteriyor; «Unutma, unutma ki, o sana daha yakındı... Buna rağ­men böyle yaptı...» diye beni hakikate davet ediyordu.
      — Sabahattin Ali, 1943, Kürk Mantolu Madonna, s. 12, Remzi Kitabevi

Deyimler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]