close
İçeriğe atla

dal

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: -dal, -dál, DAL, Dal, Dál, daL, dał, dál, dâl, däl, dāl, dął, دال,

Türkçe

[düzenle]

Yazılışlar

[düzenle]
طال

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

dal (belirtme hâli dalı, çoğulu dallar)

Ağaç dalları (1)
  1. (bitki anatomisi) Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri.
    • "Cılız dallar, yeşili fersiz, tırnak kadar yapraklar!" - Tarık Buğra
  2. (anatomi) kol.
  3. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alan.
  4. (biyoloji) Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik; şube.
  5. (eğitim) Eğitim kurumlarında uygulanan bir alan altında belirli konularda uzmanlaşmaya yönelik bilgi, beceri, tutum, davranış gerektiren ve istihdam imkânı sağlayan iş kollarından her biri.
  6. (halk ağzı) Arka, sırt.
  7. (halk ağzı, anatomi) omuz.
    • "Belikler dalına dökülür gelir / İnce bel üstüne sal ala gözlüm" - Halk türküsü
  8. (halk ağzı, anatomi) Boyun, ense.

Ön ad

[düzenle]

dal (karşılaştırma daha dal, üstünlük en dal)

  1. Çıplak, yalın olan.
    • Dalkılıç. Daltaban.
  2. (ölçü birimleri) Gövdesi veya dalları yenen bitkilerde tane sayısı.
      • Ardından bana dönüp "İki dal tarçın kaynat!" dedi.
        — Eylem ATA GÜLEÇ, 2024, Yanımda Kal, s. 16, Yapı Kredi Yayınları

Deyimler

[düzenle]

dal budak salmak, dal gibi, dalları basmak, dal sürmek, dal gibi kalmak, güvendiği dal elinde kalmak, daldan dala konmak, dal kol atmak, dalına basmak, dalına binmek, dal vermek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

dalfes, dalfidan, dalgündüz, dalkılıç, dalöğle, daltaban, daluyku, dalyarak, dalkıran, dalkurutan, ana dal, doruk dal, yan dal, ana bilim dalı, harmandalı, ana sanat dalı, bahar dalı, zeytin dalı.

Çeviriler

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

dal (dal)

  1. yalın, çıplak
    Dalkılıç.
    Daltaban.

Çeviriler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Kısaltma

[düzenle]

dal (dal)

  1. dekalitre

Kaynakça

[düzenle]
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.

Azerice

[düzenle]

dal (dal)

  1. arka

Danca

[düzenle]

dal (dal)

  1. (haritacılık, coğrafya) vadi, koyak

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe tal

dal (dal)

  1. (bitki anatomisi) dal

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Felemenkçe

[düzenle]

dal (dal)

  1. (haritacılık, coğrafya) vadi, koyak

İsveççe

[düzenle]

dal (dal)

  1. (haritacılık, coğrafya) vadi, koyak

İtalyanca

[düzenle]

Edat

[düzenle]

dal (dal) (da edatı + il tanımlığı)

  1. dal → da

Norveççe

[düzenle]

dal (dal)

  1. (haritacılık, coğrafya) vadi, koyak